Abstract
Bu çalışmada, İslam düşünce tarihinin önemli filozoflarından Ebü’l-Hasan el-Âmirî’nin (ö. 381/992) yakın denemde keşfedilen Mesâʾilü’r-Rey adlı risalesi incelenmiştir. Tek yazma nüshası üzerinden tahkik ve tahlili gerçekleştirilen eser, Rey şehrinde Âmirî’ye yöneltilen on iki soruya verilen cevaplardan oluşmaktadır. Bu sorulardan altısı dini çeşitlilik problemi, dinin tanımı, dinlerin tasnifi, ihtilafların mahiyeti, hakikate ulaşmada yöntem sorunu ve hakikat araştırmasında takip edilmesi gereken öncelik-sonralık gibi konularla ilgilidir. Bu altı soru temelde dinlerin sayısının çok olması ve dine dair sayısız ihtilafın bulunması sebebiyle hakikate ulaşmanın imkânsız olduğuna yönelik bir şüpheyle alakalıdır. Âmirî, bu imkânsızlık iddiası karşısında hakikat arayışı sürecinde bir rehber işlevi görecek mahiyette bir yaklaşım geliştirmiş ve doğru dine ulaşmanın mümkün olduğunu savunmuştur. Geri kalan altı soruda ise dinlerin birbirlerinden farklılaştığı temel hususlar tek tek incelenmektedir. Âmirî bu noktada tanrının varlığı, birliği, sıfatları, nübüvvet ve kutsal kitaplar konularını ele alarak ihtilafların çözümünü mesele bazında tartışmaktadır. Çalışmada öncelikle eserin Âmirî’ye aidiyeti ve el-İrşâd li-tashîhi’l-i’tikâd ile ilişkisi ortaya konulmuştur. Ayrıca bu eser bağlamında Âmirî’nin ilişki ağı ve sonraki düşünürler üzerindeki etkisi gösterilmiştir. Çalışma, nihayetinde risalenin tenkitli neşrini de sunarak Âmirî araştırmaları için yeni bir kaynak ortaya koymaktadır.